kelebeğin kara kutusu

“Tırtılın ölüm dediği şeye, usta kelebek der.” Peki kelebeğin ölüm dediği şeye?…

Kelebek neden ölmüştür? Nasıl ölmüştür? Kimileri ömrünün kısa olduğunu söyler. Ama hangi canlının ömrü uzundur ki zaten.. ister birkaç gün olsun, ister on yıllarca.. yaşanacak bunca şey, tadılacak onca güzellik varken, her ömür kendince kısa değil midir? Kimi huzurla ya da kaygıyla bekler ölümü.. kimi kaza kurbanı olur. Dünya mıdır ki gelip geçici olan.. Ah şaşkınlar.. Dünya değil, biziz gelip geçici olan. Dünya üzerinde durduğumuzu kim söyledi size? Kim söz verdi sonsuzluğu… Dünya üzerinden geçiyoruz sadece. Hepsi bu. “Göçebeydik biz, bu yüzdendir tutunamayışım. Yüreği elinde, her an bir açık kapı bulup gidecekmiş gibi oluşum,” diye yazmıştım, henüz yayınlanmamış ilk öykümde. Gitmek.. kalmak.. gidememek.. kalamamak… 

Kara kutuyu açmak… pandoranın kutusu gibi midir bu kara kutu? Neyin nesidir kelebeğin (kısacık olan o uzun) yaşamında? Belki de her şey başımıza gelmiş bir kazadan ibarettir. Öyle ya… Bu dünyaya gelişimiz… en başından bir kaza sayılmaz mı belli ölçülerde? Biz mi istedik.. biz mi seçtik… hatırlıyor muyuz? Ben hiçbir şey hatırlamıyorum; hatırlayabilen beri gelsin.

Kazaya olumsuz bir anlam yüklemek istemiyorum burada. Kafamı çok kurcalayan bir soru var yalnız: tesadüf müdür, kader midir karşılaşmalarımız? Nasıl olur da tam ihtiyaç duyduğum bi anda doğru kitabı okur ya da doğru filmi seyrederim. Dünyanın bir ucunda gezerken nasıl olur da, Türkçe bilen bir yabancı erkekle tanışır, sonra onla aynı uçakla ülkeme dönerim mesela… Sonra nasıl olur da hep görmeyi istediğim bir insanı, hiç beklemediğim, artık ümidi kestiğim anda tam karşımda bulurum ve hayatıma tekrar dalıverir, en büyük sorularımdan birini yanıtlar. Beş dakika önce oradan geçmiş olsaydım, belki de patlamada ben de ölürdüm. Ya da bir telefonu doğru zamanda duyup açmadığım için midir, çok sevdiğim bir insanı yitirmem. Doğru zaman doğru yer… Neresidir, ne zamandır bilinmez ki. Hayat işte böyle kazaların bir bileşeni değil mi benim için son on yıldır? İster tesadüf diyin.. ister kader… ister seçim diyin, ister yazı… ‘Nasıl’ sorusu kafamda bir çentik gibi kurcalar durur zihnimi, çaresizce yorgun düşene dek… Hayatımdaki tüm karşılaşmalarım… an gelir kendimle dalga geçmeme neden olur. “Ne kadar da salakmışım,” derim.. “Al işte bak.. bunu da öğrendim. Bunu  da yitirdim.” Acı… Yitirmeler ve öğrenmeler… düşüşler… fark edişler. Sanki her şey haykırır: “Alığın tekisin. Alığın tekisin. O da alık. Şu da.. bu da..” Alığız işte hepimiz, düşüşlerimizle öğrenebilen ancak, alıklar.

Peki ya birbirimize nasıl dokunuyoruz? Nasıl etkiliyoruz evreni, insanları? Apartmana pat diye konuveren bir Ankara kedisi… benim yüzümden ölmüştür belki. Çocukken yere attığım sakız belki bi trafik kazasına neden olmuştur. Biri benim yüzümden canına kıymıştır.. ya da hayatını değiştirmeye karar vermiştir kim bilir? Ben hiç görememişimdir ardımda bıraktığım harabeleri. Hiç anlatmamışımdır gerçekten beni incitenleri… sonra bu nedenle kırmışımdır bir başkasını. Güzel bir insanı görememiş, bir serserinin peşine takılmıştır saf kalbim belki. Kim bilebilir nedenleri? Bir kelebeğin kanat çırpışı dünyayı ne kadar etkiler ki… Karşılaştıklarım ve seçtiklerim… duyduklarım.. düşündüklerim. Ben kimim? Neyim?

Belli ki söyleyecek sözlerim var. Belli ki sahici olsun istiyorum yaşadığım, duyduğum şeyler. Var olmak istiyorum belli ki… iz bırakmak. Paylaşarak çoğalmak. Su gibi.. dupduru ve güçlü akmak. Dağılmak, örgütlenmek diğer sularla birleşip. Hiçbir nehre iki kere girilmiyor; ama nasıl ki ayın hep aynı yüzünü görebiliyorsak, ya nehirle aynı hızda değişseydik biz de… Onla koşup, dağılsak nüfuz etseydik toprağın her zerresine. Belki o zaman hep o nehrin içinde yaşardık. Belki o zaman o nehrin kendisi olurduk. Kim bilir.

Kelebeğin kara kutusunu açma zamanı geldi artık. Bakalım neler söyleyecek bize bu kaza raporunda kara kutu…

12.05.2012 / Cumartesi

16.16

Ankara / Odam 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s